12 Şubat 2021

Sizi hiç benzemediğiniz birine benzettikleri oldu mu?

Sizi aslında hiç benzemediğiniz birine benzettikleri oldu mu? Ne sıklıkla bir insanı tanıdığınızı bilip de adını çıkaramadığınız oluyor? Bu kişinin uzun mesafe koşucusu ya da siyasetçi olduğunu da biliyorsunuz, ama adı bir türlü aklınıza gelmiyor. Aynı şekilde, belki bir yüz çok tanıdık geliyor, ama onu nereden tanıdığınızı çıkaramıyorsunuz.

İnsanlar “bir yüzü asla unutmadıklarını” söylerler: Ancak, kendileri de bilirler ki, çoğu zaman unuturlar. Araştırmacılar, insanların bu konudaki düşünceleriyle aslında durumun ne olduğu arasında hiçbir ilişki olmadığını göstermişlerdir. Yüzleri hatırlamakta başkalarından daha iyi olanların yalnızca görsel belleklerinin daha iyi olduğuna dair kimi kanıtlar bulunmaktadır. Yani, bu kişilerin tabloları, haritaları ve yazıları hatırlamakta ortalamanın üzerinde bir yeteneği vardır. Söz konusu tipteki kişilerin resimler ve görüntülerle ilgili özel bir ustalıkları var görünmektedir.

Prosopagnosia

İnsanları tanımak ve teşhis etmek günlük yaşantımızda çok temel önem taşır. Kalabalığın içinde partnerinizi ya da bir partide anne babanızı ya da ofiste patronunuzu tanıyamadığınızı bir düşünsenize. Yüz belleğinin önemi, en çarpıcı olarak prosopagnosia (yüz körlüğü) denen sorunda görülür. Bu sorunu olanlar bildik insanların yüzlerini, hatta bazen aynada kendi yüzünü bile tanıyamaz. Arıcak, prosopagnosia sorunu olan hastaların birçoğu, yüzleri ayırt edemezken, birbirine benzeyen araba, kitap gibi nesneleri, hatta gözlük tiplerini kolayca ayırt edebilir.

Psikoloji açısından önemli sorulardan biri, yüz tanımada diğer nesnelerin tanınmasından farklı, özel ve özgül bir yüz-işlemleme mekanizması olup olmadığıdır. Bu, iki çok özel ve (şükür ki) ender türde insanın tanımlanmasını ve araştırılmasını gerektirir: yüz tanımada normal ama diğer nesneleri tanımada zayıf olanlar (görsel agnozi) ve tam tersine, prosopagnosiası olanlar. Biliş nöropsikologlan açısından soru, yüz tanıma ve nesne tanımaya adanmış ve bundan sorumlu ayrı beyin bölgeleri ve mekanizmalarını tanımlayıp tanımlayamayacağımızdır.

İlginizi Çekebilir:   Yalan çocukluktan itibaren nasıl öğreniliyor?

Açıkçası, bugüne kadar elde edilen kanıtlar, beyni hasar görmüş ve beyni hasar görmemiş prosopagnosia hastalarında, çok özgül beyin bölgelerinin (orta füziform girus ve oksipital girus) yüz tanımadan sorumlu olabileceğini düşündürmektedir.

Bu konudaki araştırmalara göre ;

Bu işlemle ilgili çalışmalardan, kimileri diğerlerine göre daha mantıklı olan bazı ilginç sonuçlar elde edilmiştir.

• Bir yüzü ne kadar uzun süre görürseniz, tanımanız o kadar kolay olur.

• Yüz, tanığın kendi yüzüne ne kadar az benziyorsa, tanınması o kadar zor olur.

• Yüz tanıma yeteneği zaman geçtikçe pek azalmaz: geçen sürenin etkisi minimumdur.

• Kişilerin birbirlerini “canlı” mı, videoda mı yoksa fotoğraflarda mı gördükleri fazla fark etmez, tanıma hemen hemen aynı düzeydedir.

• Baş aşağı fotoğraflar orantısız şekilde zor tanınırlar.

• Bir yüz “farklı” ise (alışılmadık, tipik olmayan), tanınması kolaylaşır.

Bir cevap yazın