5 Mayıs 2021

Psikolojinin Bozuk Olduğunu Gösteren İşaretler

Şu hayatta hepimiz sorunlar yaşarız. Canımızı sıkacak, hayattan belki birazcık uzaklaşmamıza neden olacak sorunlar yaşayabiliriz ama ne zaman bu sorunların bizim psikolojimizi bozduğunu bilmek o problemi çözmek, o psikolojik bozukluğu ortadan kaldırmak adına çok önemli.

Psikolojimizin bozuk olduğunu gösteren bazı işaretlerden bahsetmek istiyorum. Hepimizin en temelde kendimizi birazcık da olsa sevmemiz,birazcık da olsa değer vermemiz gerekiyor. Eğer ki kişi kendisini sevmiyorsa kişi kendisinden nefret ediyorsa ve bu geçici bir durum değilse yani gün içinde yaşadığın düşüşlerden bahsetmiyorum ya da bazen bir hafta modun düşük bir şekilde geçebilir ve kendinle aran çok iyi olmayabilir. Ben daha uzun süreli bir algıdan bahsediyorum. Çok uzun zamandır kendinden nefret ediyorsan,kendinden bir şekilde tiksiniyorsan, hatta değersiz hissediyorsan bu senin psikolojik bir problem yaşadığının işareti olabilir. Sağlıklı bir ruh hâline sahip olan insanlarda yaşadıkları problemlere karşı çözüm önerileri geliştirmelerini ya da mücadele etmelerini bekleriz. Ama bir insan psikolojik bir problem yaşıyorsa ortaya şöyle bir durum çıkar. Ortada problem vardır. Bazen bu problemin çözümü kolay olmasına rağmen bu kişiler bu çözümle yüzleşmekten kaçınır ve kaçınma yöntemleri geliştirir.

Bazı kaçınma yöntemleri çok masumanedir. Kişi her fırsatta uyur. Bir şekilde ondan kaçar. Bazı durumlardaysa kendisini kötü hissettiği zaman ya da kendisine birisi kötü davrandığı zaman onunla yüzleşmek yerine kendisini yemeye verir. Ne diyoruz buna duygusal yeme . Böyle insanlarda obezite çok sık karşılaşılabiliyor. Bazen de daha ağır kaçınma yöntemleri vardır. Kişi yaşadığı problemi yüzleşmek yerine kendisini alkole verebilir, uyuşturucu maddeye verebilir, o uyuşturucu maddeyi kullandığı müddetçe ne olacak o problemi hatırlamayacak ve bir bakarsın ki böyle bir zaman diliminde kişi napmış oldu. O alkolle kendini uyuşturmuş oldu, maddeyle uyuşturmuş oldu. O süreçte problemden kaçmış oldu.

Ne olacak ayıldığı zaman o problem orada olduğu gibi duracak bu sefer daha fazla madde, daha fazla alkol kullanmaya başlayacak. Bazen de kişi kendisini alışverişle tatmin edebilir. Bazen de bir şekilde aşırı iş kolik olmayla kendi problemlerinden kaçma yolunu tercih edebilir. Bunlar da işaretlerden bir kaçı.

Diğer insanlarla kurduğumuz ilişkiler de bizim ruh sağlığımızı anlamamız noktasında en önemli şeylerden birisi.Mesela ben, bana gelen danışanlara hep sorarım.Arkadaşların var mı, ailenle aran nasıl? Eğer ki sen çevrendeki bütün insanlarla problem yaşıyorsan,bir şekilde herkesle kavgalıysan, herkesle küssen ya da bu insanlarla ilişki kurmakta zorlanıyorsan yapayalnız kalmışsan, bir kişi bile bulmakta,hatırlamakta zorlanıyorsan çevrende işte bu da senin bir problem, psikolojik bir problem yaşadığını gösterebilir.

Bazen de eskiden aramız iyi olabilir insanlarla. Sonrasında bazı şeyler yaşarız. Bazı konuları kafamıza takarız. Bir şekilde bir takıntı geliştiririz ya da bir kaygı bozukluğu yaşıyor olabiliriz. Böyle durumda o yaşadığımız belirtilerle beraber etrafımızdaki insanlarla ilişkimiz bozuluyorsa,okul hayatımızda, iş hayatımızda, başarımızda düşüşler olabiliyorsa,konsantrasyon problemi yaşıyorsak ve bu 1-2 günlük değil de uzun süren bir şekilde devam ediyorsa, artarak devam ediyorsa bu da bir problem yaşadığımızı gösteriyor olabilir.

İlginizi Çekebilir:   Mutlu Olma Korkusu - Çerofobi

Sağlıklı ruh hâline sahip olan insanlar hayatta istedikleri ve korkuları konusunda bir denge oluştururlar. Hepimizin hayata ilişkin korkuları vardır. Hepimizin çekingen olduğu taraflar vardır.Ama bir insanın psikolojik anlamda sıkıntıları varsa korkularının esiri olmuştur. Hayata dair bir sürü beklentisi vardır ama bir adım atmak konusunda bile ciddi sıkıntı yaşar. Bundan dolayı o korku etrafının dikenli tellerle çevrili ve kişi istediklerini hiç yapamadığı için çok mutsuz olur bir şekilde o korkuyu da aşamadığı için o kısır döngü içinde kapalı kalır ve mutluluk, huzur o iyi hisler kişiye ciddi anlamda uzak kalır.

Bu durumdaysan korkularının esiri olmuşsan bu da senin psikolojik bir problem yaşadığını gösteriyor olabilir. Kişinin kendi ruh sağlığını değerlendirirken dikkat etmesi gereken en önemli şeylerden birisi de yaşadığı bağımlılıklardır.

Bağımlılık dediğimiz mevzu nedir temelde: Bir şey bize zarar verdiği hâlde onu yanımızda, hayatımızda tutma ısrarımızdır. Bu sadece uyuşturucu madde ya da alkol değildir. Bazen bize zarar veren bir iş ortamı olabilir,bazen bize zarar veren insanlar olabilir. Bize zarar veren bir ilişkimiz bile olabilir. Bak etrafına bir sürü insan kendisini ciddi ve inanılmaz zarar vermesine rağmen o insanlara bağımlı olduğu için hayatında tutar. N’oluyor böyle olunca bu bağımlılıktan kurtulamama hâli hem psikolojisini dibe götürecektir. Daha dipte yaşamasına sebep olacaktır hem de eğer normal bir psikolojiye sahip olsa bile böyle sıkıntılı bir insanla birlikte olduğu için psikolojik hâli, ruh hâli daha çok kötüye gidecektir.

Hayatta hepimizin başına iyi ya da kötü şeyler gelebilir. Kötü şeyler geldiği zaman üzülürüz, yıkılırız ve budan dolayı bir süre boyunca bu olumsuz şeyden etkileniriz. Ama sağlıklı ruh hâline sahip olan insanlar bir süre sonra adapte olma yetenekleri sayesinde o şeyleri unutmasa bile hayatına devam edebilirler.Bu bir kayıp da olabilir, bir iflas da olabilir bir ayrılık da olabilir. Bundan sonra kişi diyor: Evet, özlüyorum onu! Bir şekilde hâlâ az da olsa acı çekmeye devam ediyorum ama hayat devam ediyor noktasına geliyor. Ama bir insan psikolojik bir problem yaşıyorsa ya da yaşadığı şeyden dolayı yaşadığı durum psikolojik probleme dönüşmüşse yıllar geçse bile adapte olma yeteneğini kullanamıyor. Bir bakıyorsun ki 1 aylık ilişkiden sonra 5 yıl boyunca acı çekiyor ya da yaşadığı kayıptan dolayı kendini içe kapatıyor. İflastan dolayı bir daha çalışmamayı tercih ediyor. N’apmış oldu adapte olmadı, kendini korkularının esiri hâline getirmiş oldu. Bu da bir psikolojik problem yaşadığının işareti olabilir.

Hepimizin şu hayatta rutinleri vardır: İştah düzenimiz, uyku düzenimiz,etrafımızdaki insanlarla olan ilişkimiz. Bugüne kadar az çok etrafımızdaki insanlar der ki ya da kendimiz için diyebiliriz: Beyhan’ın şöyle bir iştahı vardır, az yer çok yer. Beyhan şu saatte yatar şu saatte kalkar. Beyhan’ın arkadaşları şunlardır.Şu zaman diliminde görüşür. Beyhan sosyal bir insandır.Beyhan daha fazla kendi kendine zaman geçirmeyi seven bir insandır yani hepimizin bilindik özellikleri, rutinleri vardır ama bazen psikolojimiz bozulduğu zaman bu rutinler allak bullak olur.

İlginizi Çekebilir:   Aşkın Celladı - Bir psikoloğun kaleminden

Az iştahı olan bir insan aşırı yemeye başlar.Normalde normal iştahı olan bir insan iştahı kesilir,yakın zaman içinde çok ciddi kilo verme problemi yaşar. Uykusuz olan bir insan,az uyuyan bir insan yataktan çıkmak istemeyebilir ya da bir şekilde çok uyuyan bir insan yatağa girdiği zaman yatakla savaşmaktan, düşünmekten sabahlara kadar uykusuz kalabilir. Etrafımızdaki insanlarla bir ilişkimiz varken onlarla ilişkimizi keseriz ve eve kapanırız. Ya da bir şekilde hiç olmadığı hâlde, normalde öyle ilişkilerimiz olmadığı hâlde saçma sapan ilişkiler yaşamaya başlarız. Normaldeki çizgimiz kısa bir zaman içinde tam aksi yönde değişim gösteriyorsa bu da psikolojimizin bozulduğunu gösteren işaretlerden birisi olabiliyor.Psikolojik problem yaşadığını gösteren bir diğer işaret de etraftaki insanları gözlemlediğin zaman şöyle bir his geliyorsa içine: ” Ya, bu insanlar nasıl mutlular, mutlu olacak şeyleri nereden buluyorlar ben neden bu şekilde yaşıyorum. Bu hayat neden bana bu kadar zor geliyor.” Eğer ki kendini böyle karanlık bir kutu içinde hissediyorsan ve diğer bütün insanlar sana nasıl bu kadar mutlu oluyormuş gibi geliyorsa işte burda da bir problem olduğunu düşünebiliriz.

Bazen de diğer insanların çok da umursamadığı bir şeyi çok fazla büyütüyor olabiliriz. Bu bir hastalanma korkusu olabilir, kirlenme korkusu olabilir.ya da başımıza bir şeyin gelebileceğini düşünme hâli olabilir. Böyle bir durumda bizi tanıyan, seven insanlar bile, “Ya abartıyorsun Beyhan,bu kadar büyütecek bir şey yok!” demesine rağmen ve bunu birbirini tanımayan insanlar teyit etmesine rağmen seni o önemsiz görünen şey konusunda ciddi anlamda kaygılanıyorsan ve bu kaygın senin hayatını etkiliyorsa, uykularını etkiliyorsa, ilişkilerini etkiliyorsa burda da ciddi bir psikolojik problem işareti olabilir. Bizi iyi eden şeylerin başında da ilişkiler geliyor. Bizi kötü hâle getiren şeylerin başında da ilişkiler getiriyor. Eğer yaşadığımız ilişki zorlu bir ilişki ise her daim tetikte olmamızı gerektiriyorsa bir şekilde devamlı tartışma gerginlik içindeysek kişi bir tarafıyla bu ilişkiye alışıyor. Sanki işin normali buymuş gibi geliyor. Zihinsel anlamda çok acı çekmediğini hissediyor ama senin zihinsel anlamda acı çekmiyormuş gibi hissetmen zihinsel ve bedensel olarak hasar görmediğin anlamına gelmiyor. Böyle bir durumda gergin bir ilişki içindeysen ve bu gerginlik hiç bitmiyorsa her zaman sıkıntı çıkacak bir mevzu varsa bu da senin farkında olmadan psikolojini bozmuş olabilir. Böyle bir durumda da üzerinde durulması gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:   Duygusal Zekânızı Geliştiren 5 Yöntem

Çevremizdeki insanların da bizim hakkımızdaki geri bildirimi gerçekten değerlidir ama bu geri bildirimleri kimin de verdiği çok önemlidir. Eğer çok narsistik yapıda ya bizi aşağılamaya,gömmeye çalışan bir insanın verdiği geri bildirimi çok ciddiye almamalıyız. Bu insanlar “Ya, senin psikolojin bozuk,senin psikoloğa gitmen gibi durumları bizim daha kötü hissetmemiz için söylüyor olabilirler ama daha öncesinde fikrine, sağ duyusuna, iyi niyetine güvendiğimiz insanlar tarafından “Ya, acaba sen bir yardım mı alsan, Beyhan eskisi gibi değilsin bazı şeyleri sanki daha büyütüyorsun, seni mutsuz görüyorum, gergin görüyorum gibi geri bildirimler varsa kişi kendi hissetmiyor olabilir ya da normal geliyor olabilir yaşadığı şeyler böyle durumlarda o insanların bize verdiği geri bildirimlere dikkat etmemiz gerekiyor.

İşte bu saydığım şeylerin bir çoğunluğunu birarada yaşıyorsan ve bu belirtiler gün içinde gelip giden şeylerden bahsetmiyorum sana uzun süreli devam ediyorsa ve geçmiyorsa ve hatta artarak devam ediyorsa bir psikolojik problem yaşıyor olabilirsin. İnsanların bir çoğu aslında psikolojik problemleri kendi çözebileceğini zannediyor ama hafif problemler belki çok hafif yaşıyorsan eğer yaşadığın problemi ama orta ve ağır seviyedeki problemlerde genelde yardım almadan çözüm noktasına ulaşmak pek mümkün olmuyor ama hâlâ bazı insanlarda şey var psikoloğa gidersem,psikiyatriste gidersem ne olacak ki yani,insanlar bana deli diyecekler nasıl bir çözüm olacak. Hâlbuki bir çok psikolojik problem gerçekten bazı durumlarda ilaç yardımıyla bazı durumlarda psikoterapiyle bazen ikisini kombine ederek çok güzel sonuçlar verebiliyor. Tam bu videoda ben şunu da söylemek istiyorum.ilaçlar konusunda ciddi bir ön yargı var Evet, bu ön yargı kendi kendine oluşmadı.daha önce belki de çok da işini ciddiye almayan, sevmeyen doktorlar tarafından her durumda selâm versen antidepresan yazıldığı için böyle bir algı oluştu bugüne kadar ama şunu net olarak söylemeliyim bu algıdan dolayı bazı problemlerde gerektiği hâlde bile kişiler ilaç kullanmaya biliyorlar. Bazı durumlarda bazı psikolojik problemlerde ilaçsız tedavi maalesef mümkün değil ama bir çok psikolojik problemde en iyi çözüm yöntemi hem ilaç kullanmak hem de psikoterapi almaktır. Bunu asla es geçmemek lâzım. Sadece ilaç ya da sadece terapi bazen etkisiz kalabiliyor. İkisini bir arada kullandığımız zaman çok güzel sonuçlar alabiliyoruz.

Diyelim ki bu belirtileri yaşıyorsun, n’apacaksın, nerden başlayacaksın? Öncesinde bir psikiyatrik muayeneye görünmeni öneririm.Böyle bir yardım almanı öneririm. Zaten bilinçli bir doktora, psikiyatriste gittiğin zaman kendisi seni terapi konusunda da yönlendirecektir, ilaç konusunda da yönlendirecektir.Bir şekilde bu yola girmen lâzım. Öbür türlü insanların ömrü geçiyor, yılları geçiyor.Böyle acı içinde, karanlık içinde bunları yaşamak zorunda değilsin.

Beyhan Budak

genclerde alkol kullanımı
Gençler neden içki içerler?

Düşük riskli ve riskli alkol tüketimi Yetişkinlerde düşük riskli alkol tüketiminin sınırı söyle tanımlanmıştır: Kadınlar haftada en fazla beş gün...

Kapat